13 Aralık 2010 Pazartesi

deli gece

Beyin fazla düşünmekten ısınınca gerçekten iyi olmuyor, kişinin iyileşmesi için soğuk havaya çıkmak iyi bir çözüm. Bir hışım çıktım yataktan, tişörtle balkona çıktım. Bir dakika yetti, düşünceler serseri mayın gibi sağdan sola koşuşturmayı bırakıp yerlerine oturdular. Ben de rahat ettim, yatağıma döndüm. Yazmasam deli olacaktım. Sait Faik gibi yazmasam da, cümlesini çaldım bu gecelik.

Yazacak çok şeyim oluyor ama maalesef beynim kalemimden hızlı. Kalemim beynimden tembel. Bu aralar etrafımda çok sevgi var. Ve ben korkmaya başladım. İnsanların beni neden sevdiklerine dair somut cevaplar vermek istiyorum, düşünüyorum ve zaman zaman kendini beğenmiş, zaman zaman alçakgönüllü cevaplarımla kafamı bulandırıyorum en nihayetinde. Sevmek için sebebe gerek yok aslında ama ben kafayı bununla bozdum bu aralar. Az daha ileri gitsem, PROs-CONs listesi hazırlayacağım kendim için. İki tarafta yazanların durmadan birbirine geçtiği, kararsız ve gereksiz bir liste..

Tüm bunların başlaması da şöyle oldu sanırım. Bazen baş belası oluyorum şu şehirde, Selen'in durmadan alttan aldığı bir baş belası. Kendi istediklerinin olmasına alışmış şımarık baş belası bir kız gibi görüyorum kendimi. Ve Selen, bana her zaman gülümsüyor, yanaklarımdan sevip bana sarılıyor, ne olursa olsun 'cicim' diyor. Devam ediyor, vazgeçmiyor. Ben de utanıp, kendime prenses olmadığımı hatırlatıp yola geliyorum, kendimce..

Sonra, Türkiye'den tüm arkadaşlarım Torino'ya geliyor/uğruyor nerdeyse. Bu gece Anıl da mesaj atınca heyecanlandım. Ecem, Gamze, İpek, Anıl, Destine, Doğu, Kaya, Cansu.. Yunus bile gelmek istedi. Farklı hissettim, herkesin bu kadar arkadaşı geliyor mu sorusu beliriverdi kafamda. Sonra bir an korktum işte. Bir sürü şeyi olunca insanın, kaybetmenin de maliyeti fazla olur ya. Sanki elimde çok şey tutuyorum da düşüreceğim hissi.. Sanki hayatım bana fazla torpil geçiyor da, karşılığında bir şey yapmam gerek düşüncesi.. Ne yapabilirim ama? Teşekkür ediyorum yalnızca. Hiçbir sevgi zerresini karşılıksız bırakmamaya, onların hayatına dokunmaya, en önemlisi onlarla 'olmaya' çalışıyorum.

Ve. Sait Faik dedim başta, onla kapatalım o zaman. O 've' ile başlamayı çok severdi cümlelerine. Ben de seviyorum. Ve o yüzden, yarın dünyanın en kolay insanı olacağıma söz veriyorum. Çünkü Selen'in doğumgünü ve canı biraz sıkkın. Yarın prenses olan ben değilim, o. Sadece peri olabilirim, o kadar. O can sıkıntısının geçmesi için, benim sayemde.

3 yorum:

İpek. dedi ki...

beyinlerimize ve eszamanliliklarina inanamiyorum artik, dahasi korkuyorum.

joenisatriani dedi ki...

bi muddet sonra regl donemleride senkronize oluomus diolar doru mu?

Derin dedi ki...

doğrudur. :)