12 Ekim 2012 Cuma

radyolar filan

Bazen butun demis olduklarim suratima carpiyor. Ruzgarda elden ucan kagidin davranma hizinda. Uzucu manada degil aslinda, guluyorum bu aralar verdigim sozlerin karsimda birer birer egilip bukulmesine. Bence karsilikli guluyoruz hatta. Cunku oyle ki, sanki tutamayayim diye verilmis o sozlerin hepsi. Diyelim ki bir daha guneyli bir Italyan'la hayatta is yapmam dediniz. Gelin gorun ki yine bir Italyan'la is yapmaniz icin butun evren el ele vermis, ustune de o Italyanlar yine guneyden gelmis mesela. Olacak is mi? Vallahi oluyor.

Bir sey diyeyim mi, bence ben Istanbul'dan asla gidemeyecegim. Hatta sasirmayin, bir sonraki seferde de Italyanlarla, hem de yine guneyli Italyanlarla is yapabilirim. Yapmam dediginiz ne varsa... Tez vakitte yine yapmaniz icin karsinizda.

Gecen gece -saat uc civari olacak- henuz radyodan vazgecip de uyuyamamisken ask ve radyo arasinda inanilmaz bir bag olduguna karar verdim. Sirada hangi sarkinin oldugunu bilmemek, calmaya baslayan sarkinin ne oldugunu hemen anlayamamak ama bazen de bir notayla iste bu diyebilmek, bazen de calan sarkinin ne oldugunu asla bilemeyecek olmak derken radyoyu aska yakistirdim ve ona verdim. Bence iyi bir ikili oldu ask ve radyo. O yuzden Cenk Erdem'i anliyorum. Hayat ve vapurlar arasinda da ne buyuk bag var aslinda.

Not: Guneyli Italyanlarla is yaptigim yok. Hayat bir mecaz.

2 yorum:

Emir Bey dedi ki...

Güneyli İtalyanlar gördüğüm en iyi mecaz olabilir.

Melis dedi ki...

Guneyli Italyanlar da gordugun en tehlikeli Italyanlar olabilir ama severiz :)