19 Ekim 2012 Cuma

mecnun bari sen gel bu oyunu boz

Derdim cok daha genel bir seyle aslinda. Soyle. Felix Baumgartner'in atladigi yerden dunya yuvarlak gorunuyordu ya, hani o derece yuksekten atladi ya. Ben de kucuk kucuk her seyi gecip, cesit cesit sorulari es gecip tek bir soruyla rahatsiz ediyorum buralari: Neden bu kadar cok insan var?

Beni cok rahatsiz eden bir sey var. Bunu Foucault demis: Herkesin birbirine benzedigi yerde hic kimse yoktur. Sunu da butun matematik hocalari zamaninda diyordu: Hicbir elemani olmayan kumeye bos kume denir. Bu sozler bir bana mi bu kadar agir geliyor?

Matematik dedim, kume dedim. Kumede ayni eleman bir kez yaziliyordu. Diyelim ki sen, ben, senin arkadasin, arkadasinin sevgilisi, onun da abisi var. Biz bes elemanli bir kumeyiz. Gel gor ki hepimiz ayni bokun lacivertiyiz. Sen bes elemaniz saniyorsun. Degil. Tek elemanli kucucuk bir kumeyiz.

Belki de sayi bu kadar cok oldugu icin, yani olayin gerceklesme olasiligi arttigi icin birbirine benzeyen bu kadar insan cikmistir ortaya. Ne tarafindan bakacagimi bilemiyorum. Belki de artik hicbir taraftan bakmamam ve sadece kendi onume bakmam lazimdir. Neredeyse herkes oyle yapmiyor mu, zaten...

Metropolde aksam evine dogru pitir pitir yuruyen insanlar ne kadar farkli birbirinden? Kac kisimiz farkli, gercekten? Bu kadar ayni olacaksa neden var yani bu kadar insan... Hicbir sey de farkli olalim diye islememis ki. Farkli olun dedikce birileri, birbirimize benzemisiz. Iki yakin arkadasa mezuniyet balosunda ayni elbiseyi giydiren kotu ucuncu arkadas gibi oyunu kuranlar. Simdi artik biz de herkes gibi miyiz? 

:(

3 yorum:

Adsız dedi ki...

bir nebze daha genellesek; neden insan var?

Emir Bey dedi ki...

Olmayacağız, bu konuyu konuşmuştuk.

Melis dedi ki...

Atar yapar gibi.. :)