26 Şubat 2010 Cuma

'o adam'- kesinlikle literatürdeki 'the one' değil

Uzun zamandır yazmakta olduğum 'o adam' sonunda bitti. Son bir yılda gördüğüm, duyduğum, tanıdığım, tam tanıyamayıp gerisini de hayal ettiğim erkekler ve yakın erkek arkadaşlarım sayesinde 'o adam'ı yazabildim. Bu kusursuz bir adam değil. Şöyle diyeyim, bir modelde average error sıfır çıkınca model kusursuz demek olmaz ya. Hani negatif ve pozitif errorler birbirini götürmüştür ya aslında, o hesap bu da. Hoşuma gitmeyen ne olursa olsun, hoşuma giden bir karşılığı da var vazgeçemediğim. Ya da, 'every problem in mathematics has a dual problem for itself'. Primary problem'ın çözümü çok zorsa, dual problem'ın kolay bir çözümü var demektir. Vazgeçmek yok çünkü vazgeçesin yok. Game over yok. Bilmiyorum neden operations research dersimden alıntılar geçiyor sürekli aklımdan ama o kadar uyuyor ki hayal ettiklerime, ister istemez oluyor.

Dün new media art dersinde hocanın eşinden ki anladığım üzere en iyi arkadaşıydı, ondan bahsettiği an aklıma gelen son şey ile birlikte 'o adam'ın bittiğini hissettim ve dün gece de bitirdim. Okuyunca uzun süre kendime güldüm, gerçekten bir senedir aralıklarla oturup bunu yazdığım için ama beğendim çok. Tabii ki de checklist değil bu, bana güzel gelenler neyse onlar işte. Zaten check etmeye gerek kalmayacak şeyler bulunduğunda. Bulmak için uğraşmayacağım, inanılmaz bir adam yazmışım farketmeden. Hiç bulunmayabilir de, ben yazdım öylesine. Hoşuma giden ne olduysa yazdım, ortaya hoşuma giden 100 tane şey çıktı. Öyle fantastik bir kafadayım ki hatta, aklımdan şöyle şeyler geçmiyor değil: Torunumun torunu olan genç kız tozlu sandıklardan çıkan kağıtlarda yazanlardan çok etkilenip öyle bir adamı o kadar isteyecek ki, karşısına çıkacak bir gün o adam. Ve hiç oturulmayan oturma odasındaki gençlik fotoğrafım göz kırpıp gülümseyecek. Gülümsesin, cidden. Olsun bu.

2 yorum:

eylülist dedi ki...

bence de gülümsesin:)

Derin dedi ki...

:)