14 Mart 2010 Pazar

3 muhteşem erkek 1 ben

Güzel bir cumartesi oldu. Bebek'ten Arnavutköy'e kadar yürümek amacıyla çıktığım yol, Kabataş'ta sona erdi. Neden bu kadar çok yürüdüğümün bilinçaltımda yatan sebebi gülmeme sebep oluyor. Neyse.. Sevgili Onur ile Big Chefs'te beklemediğim kadar güzel muhabbetlerle geçiveren bir akşam yemeğinden sonra, beklemediğim kadar güzel olan evine geçtik. Sonra Başar ve Sinan da geldi. Başar 70 yaşında da beni böyle güldürecek, bunu anladım bu gece. Güzel muhabbetler. Güzel müzikler. Güzel kafalar. Onlar şimdi Taksim yolunda, ben dormda. Yarın sabah erken kalkacak olmanın verdiği sıkıntı paha biçilemez ama olsun. Bu kaydı da, uzun zamandır dinlemediğim-ta ki bu geceye kadar- Muse'dan Unintended ile kapatıyorum ve 2004 Eylül'ünde Merve Şahinsoy'a sarılıp İzmir Fen bahçesinde dans ettiğim geceyi hatırlatıyorum buradan ona. Çok özledim seni ve o zamanki Melis'i... 'Her şey çok yoğun di mi' deyip de kendimi geriye atıp kafayı yatak başlığına geçirdiğim 4buçuk 6buçuk arasını, birini özleyip sana sardığım geceleri, o biriyle karşılaşayım diye sana zorla tavaf attırdığım soğuk etüt sonralarını, görünce 'ama ben merhaba diyemem ki!' deyip yatakhaneye kaçışlarımı ve senin şok olmalarını, bana alternatif rock sevdirme çabalarını, sen yanlışlıkla desen de bence yanlışlıkla olmayan:) sabah etüdü öncesi o fena tacizini, fizik problemlerini okuyarak çalışıp ranzanın tepesinde uyuyakalmanı ama yine de iyi notlar alışını.. Bana hep 'en güzel' muamelesi yapılsa da, sendeki o karizmaya imrenmeyi bile özledim. O yüzdendir ki gözlerim yaşardı bu şarkıyı dinlerken bu gece. Hatırladım çünkü liseyi, lisedeki en güzel şeylerimden biri olan seni.

2 yorum:

Destine dedi ki...

muhteşem dediğin erkeklere dikkat et ahahha

Derin dedi ki...

ahahaha, bir tanesi muhteşem olmaktan uzak biraz evet :)