27 Ocak 2010 Çarşamba

sabah sabah eczaneyi şenlendiren mehmet amca

Annem evde bırakamadı bugün beni, dayanamamış üzülmeme, eczaneye getirdi. Kafa dağıtmak için daha iyi bir yer olamazdı aslında, arkadaşlarımla buluşsam da dert yanacaktım zaten, daha fena olacaktı.

Bizim eczane Karşıyaka Devlet Hastanesi'nin orda, muhit de Serinkuyu oluyor. Bostanlı, Alsancak gibi değil buralar. Çocuğuna şurup alamayan insanlar da geliyor. Çingeneler de uğruyor arada, hele onlar çok eğlenceli yahu, bir de güzel bebekleri oluyor bazılarının, böyle sarışın mavi gözlü filan. Bugün bir bebek gelirse moralim düzelebilir aslında biraz olsun, gelir inşallah! Bir de sekseninde yaşlı insanlar dizisi var ki, akşam evde onların geyiği dönüyor bildiğin, hayatımıza girdiler. Annemi çok sevdiklerinden ilaç almaya olmasa bile oturmaya geliyorlar bazen. Eğer cumartesiyse ve babam da eczanedeyse o zaman baya komik diyaloglar yaşanabiliyor. Sırf babam için gelen birkaç amca bile var. Babam, dedem kasap olduğundan küçüklüğünü hep Karşıyaka Çarşısı'ndaki kasap dükkanında geçirmiş o yüzden esnafı ve yurdum insanını bir başka seviyor. Bana manasız geliyordu cumartesi günlerini burda geçirmek istemesi ama böyle bir sebebi varmış dediğine göre. Neyse işte, amcalarla muhabbet ederken bir yandan da duymuyorlar diye bas bas bağıran babam, kıkırdayan ve babama kaş göz yapan annemle vakit pekala geçebiliyor aslında.

Bu sabah bir Mehmet Amca geldi. Annemle ben bir dilekçe derdinde ordan oraya koşturuyoruz; Mehmet Amca kendini Siyaset Meydanı'nda sanıyor. Emekli Tuğgeneral Ramiz İlker'i savunuyordu, hani Balyoz Planı ile ilgili Haberturk'e çıktı da çıldırarak, 'Ben kardeşimi nasıl vururum, pilot pilotu nasıl vurur! Ordu bu ya ordu, bir tane ordumuz var bizim, bu orduya bunu yapmayın allah aşkına!' dedi ya. Hah işte, aynılarını Ramiz İlkermişçesine çığıran Mehmet Amca'dan bir de burada dinledik. O kadar konuştu bağrındı sonra ilaçlarını alıp gidiverdi, canım ya. Giderken de benim durduğum yere gelip "Türkiye nasıl güzel bir ülke biliyor musun, ama değerini bilen yok can kızım." dedi. Sabah sabah şenlendi vallahi eczane. Bu insanların içi çok dolu aslında. Pek bir şey bildikleri yok gerçi, 'bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlardan'* çoğu ama yine de bana göre her biri dinlenmeye değer.

*Uğur Mumcu...

4 yorum:

Emir Bey dedi ki...

Ordu da çok kullanırdı o lafı bir dönem artık pek kullanmıyorlar, çok havalı, her yöne çekilebilir bir söz bence. =)

Derin dedi ki...

yıldızımdandan mı bahsediyorsun? :)

Emir Bey dedi ki...

Evet yıldızınızdan bahsediyorum. =)

Derin dedi ki...

Aslında o sözü kullanmak için en doğru kişi eczaneye gelen Mehmet Amca değildi:) Ama aklıma geldi ve Uğur Mumcu'yu da anmak istedim. O söz yine Uğur Mumcu'nın kıvrak zekasının eseri bence, fikir sahibi olduğunu sanan bir sürü 'aydın'ı öğrenmeye, gerçek araştırmaya çağıran bir söz gibi..