4 Ocak 2010 Pazartesi

Andy Warhol likes boring things. He likes things to be exactly the same over and over again.

Kendisine dair sadece 'Edie: The Factory Girl' filmini bilirdim Genco Gülan'dan ders almadan önce. FA48R, alınması gerek. Genco Gülan, kesinlikle tanınması gerek. Hem bir adam olarak, hem hoca, hem de insan olarak.

Dersin 3. haftasında işlenecek konu Pop Art idi ve sanatçı da haliyle Andy Warhol. Katiksiz bir deli. Aptallığından bahsetmekten çekinmiyor, makine gibi olmak istiyor. Fotokopi ona göre harika! Sadece renk ya da boyut değiştirmek bir sanat! Temelde aynı şeyleri değil; tamamıyla aynı şeyleri seviyor! Yani pembe dizileri izleyenler ona saçma geliyor, ona göre 'Eating, Kissing and Blowjob'da 58 dakika boyunca öpüşen çiftleri seyretmek lazım. Seyretmek lazım ki öpüşmek anlamını yitirsin ve 'hiçbir şey ifade etmeyen şey'e bakıyor olalım. 'Exactly the same over and over again' dediği. Ha bir de diyor ki, sıkıcı şeyleri sevdiği sıkılmadığı anlamına gelmiyormuş. Aksine, sıkılıyormuş ama zaten asıl bir şey anlamını yitirdiği zaman daha iyi ve ve boş hissedilebiliyormuş. (Andy'nin yalancısı olmak*)

Liz Taylor'ın da, Amerikan Başkanı'nın da, sokaktaki serserinin de içtiği Coca Cola'nın aynı kola olmasına dair konuşabiliyor. Bütün kolaların aynı olması ve tüm kolaların iyi olması ve tüm bu iyi kolaları en elitinden en düşük sınıfına dair herkesin alabilmesi Amerika'yı harika yapan şeylerden birisiymiş.

Bazen iddialı, bazen değil. Umursamadan konuşmasını seviyorum. Herkesin aynı düşünmesini tek o istememiş mesela, Brecht ve Rusya da bunu istemiş. Biri ideolojiyle, biri de devlet ile yapmaya çalışmış. O ise, baskı olmadan bunun olabildiğini düşünüyor. E o zaman soruyor, komünist olmaya ne gerek var?!

Son bir şey daha. Resim sanatına dair dediği şu: "Eğer hakkında düşünmüyorsanız, doğrudur." Hatta kendi yaptığı, bir şeyin boyutunu ve şeklini değiştirmek de düşünmekmiş. Soyut ekspresyonistlere bile neredeyse bok atacak kadar iddialı mesela, soyut düşünüyor olmalarının onlara bir şey yapıyor hissi vermesini saçma buluyor, çünkü onun düşünceleri ona bir şey yapıyor hissi vermiyormuş hiç. Diyor ki, 'düşündüğüm vakit tamamen değersiz, yaptığım vakit için para almayı umuyorum.'

Son bir son daha: "Düşünürseniz, süpermarketler bir nevi müze aslında."

Ah Andy, biz seni sevdik Andy.

2 yorum:

Cem Berk Aydın dedi ki...

Dersi/adamı merak ettim haliyle. Bu kadar güzelse, biz de alalım bir ara.

Coca Cola gözlemi o kadar harikulade ki. Gerçekten harikulade. Bundan bahsetmesini saçma buluşuna katılmıyorum ya da belki daha doğrusu bundan bahsettiği için adama saçma demene.

Gözlerimi yaşartacak kadar enfes bir şey söylemiş. He, başkaları da söylerdi bunu, sadece erken davranmış, orası ayrı.(Gilbert Strang style)

Güzel entry yahu.
İyi finaller:)

Derin dedi ki...

Sen de al gelecek yıl! Eminim seversin, her hafta yeni şeyler öğrenmen garanti. Ayrıca her hafta derse konuk sanatçı da geliyor, eğlencesi de bol, notunu da yaptığın röportajlardan alıyorsun, kiral yani:)

Düşündüm de, evet belki de saçma dememeliydim. Saçma yerine farklı, garip daha doğru olabilirdi. Ama zaten yaptığı gözleme saçma demiyorum, verdiği örneklerle önermesi çok saçma bir şeymiş gibi görünüyor ilk baktığında, komik yani! Ama sonuna kadar doğru orası da ayrı.

İkinci dönem medya ile ilgili bir ders açıyor Genco Gülan, Fine Arts'a göz atarsın :) İyi finaller sana da!